Ağ Günlükleri

NALÎNA ÊZÎDAN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Dîsa li me ferman e goştê me hêrandin
Xwîna me rijandin, dilê me jî qelandin
Lêxe lêxeYPG Şengalê rizgar bike
Hinek Ereb, Ecem in gundên me şêlandin

Tim halan û talan e dîsa agir baran e
Serê wan de şaşikin destên wan de Quran e
Lêxe lêxe PKK ew bi aqil sivikin
Êriş dan me Êzîdan, hestê wan ên guran e

Bin pê û lingan de derguşên zarokan e
Hemêza dayikan de darbestên pitikan e
Ser axa Kurdîstanê nalîna Êzîdan e
Ev bûyera bêbextî, pêşkêşê nezanan e

STELYO

Bihterin Okan kullanıcısının resmi

Henüz daha yirmili yaşlarımızın ilk yıllarında idik.  Yalnız birbirimize değil, İstanbul’a da aşıktık.  Hayallerimizin  en güzel yerinde birlikte oturacağımız küçük bir ev vardı. Mavi panjurlu falan da  olması gerekmiyordu bu evin. Kıyıya yanaşmış balıkçıdan  balık, köşedeki manavdan marul, eskiciden birkaç parça eski ev eşyası, bir soba, bir masa, bir-iki sandalye, kitaplarımız, bir yatak ve ikimiz…
 

Çocuk Köpek

Bihterin Okan kullanıcısının resmi

Sonra duyduk ki kocası askerden kaçmış, yurtdışına çıkmış. Suzan okula devam etti, Suzan çocuğunu büyüttü. Karanlık yıllardı, karanlık güçler her birimizin üzerine koca dev adımları ile abanmışlardı. Pek çoğumuzu da ezip geçmişlerdi zaten.
 
Duyduk ki bir gün, Suzan çocuğunu da alıp Paris’e kocasının yanına gitmiş. Çok sevindik, çok üzüldük, Paris uzaktı, Paris güzeldi, Paris özgürlüktü, Paris Suzan'dı şimdi, Paris öksüzlüktü.
 
***
 
Bense Paris’i hiç merak etmemiştim, Berlin’i de merak etmemiştim, Amsterdam’ı, New York’u da.
 
***

İyi Edebiyat

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Durumu iyi değildi. Analitik felsefecileri okumaktan bıktı. Kısır olduğu halde Ishak’ı doksan yaşında doğuran Sara’ya taktı aklını. Kafasını ellerinin arasına aldı. Düşündü. Arttı eksildi. Ağzını elinin tersiyle silerken, Kozmosu hiperkozmostan ayıran sınırı sildi.

“Yetmiş beş yıllık ömrümün en kötü anını yaşıyorum,” diye mırıldandı. “Roman yazamıyorum artık. Zor iş. Kalemimi prangalayan ön görülerden, alışkanlıklardan kopamıyorum. Yerleşik değer yargılarım, beylik biçimim ve anlatım tarzım, Samantha gibi eziyor beni.”

Bizim mahalledeki, bizim sokaktaki ve bizim evdeki 6/7 Eylül/ Sinan Gorgan

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Bu anı yazısının, şimdiye dek yazdığım en “politik” yazılardan biri olduğunu, öncelikle kulağınıza fısıldamak isterim.
8 yaşında en derin politik dersimi aldığımı (abartılı demezseniz) size söyleyebilirim.
“Saf Türk varlığının” inkârı gibi olan kozmopolit soy ağacımın yanı sıra, aile geçmişimdeki olaylar zinciri, bu anlama gelmek üzere “özel tarihim” aslında benim ilk siyasi okulum olmuştur.
Şimdi size bunlardan,” herkes için de ders” niteliği taşıyan bir bölüm aktarmak istiyorum.
 
Ben, Peralı'yım aslen.

GÖZYAŞLARIN TÜKENMEDİĞİ EYLÜLDE

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Çetin dağların eteğinde
Yüreklere
Acı sağan
Annelerin haykırışıdır
Dikenli yollarda
Arsız kurşunlara yakalanan
Umuttur, sevdadır, barıştır,
Yangın yerine dönen
Kanlı ellerde
Gökyüzü büründü zifiri karanlığa
Dertli, dermansız yaralar kanıyor tüm yüreklerde

Gülümsemeler tükeniyor
Ezen
Günahkar pençeler
Can alırken
Çocuksu bakışlarda
Acı
Korku
Uç verdi, yaşam eziliyor
Şengal kan revan içinde
Eller, ayaklar bedenler paramparça vayda vay

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.