Ağ Günlükleri

Haziranda da insan ölürmüş meğer!

veysel otunç kullanıcısının resmi

Haziranda, hayata veda eden; aşkın, sevdanın, kavganın ve emeğin usta şairi; Nazım Hikmet:
“Açlık ordusu yürüyor
Yürüyor ekmeğe doymak için
Ete doymak için
Kitaba doymak için
 
Yürüyor köprüler geçerek kıldan ince kılıçtan keskin
Yürüyor demir kapıları yırtıp kale duvarlarını yıkarak
Yürüyor ayakları kan içinde.
…”
***
Dağları, otuz üç kurşunu, dışlanan, horlanan, ezilenlerin safında yer alan, terk etmeyen sevdanın arkasına düşen, iz süren, yüksek sesle:
 “Vurun ulan
 Vurun
Ben kolay ölmem

‘Çele’li Tarih(İmiz)den Şeref Hoca Dersleri[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
 
Yapıtın “Bolu’nun ilk karı Çele Tepesi’ne düşer. Çele Tepesi’nde kar erimeden, bostan ekilmez. Aksi hâlde topraktan erken baş kaldıran filizleri don vurur,” (s.3) metaforuyla betimlenen adı başkaldıran tarih(imiz)i anlatıyor Şeref Özkurede’nin satırlarında.[2]
Bolu’daki devrimci mücadeleyi aktaran/ anlatan hikâye “Çukur Mahalle”deki “Daha önce İstanbul Bankası, sonra da merkez karakolundaki 12 Eylül misafirliği” ve daha sonra yolları mahpusta buluşna Pol-Der’li polisin yazarın hayatını kurtarmasıyla (s.9) başlıyor.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve Toplumun Geleceği

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

“İlk ve Orta Çağ'da çoğu toplumlar kendilerine göre dinler icat ederek yaşamışlardır. Yeni Çağ'da ise akılcı toplumlar, başkalarının dinlerini reforme ederek sahiplenip faydalanmışlardır. Türk, Kürt ve Farslar, Araplardan ileri özelliklere sahip oldukları halde, İslam gericiliğini Araplardan daha radikal şekilde sahiplenmeleri, dünyada başka örneği bulunmayan bir yozlaşmadır”.
 

Giderek Eksiliyoruz: Füruzan, Mario Levi…[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

ve başkalarının
yalnızlığına karşı yazar.”[1]
 
Yazmak, yaşam serüveninin tarihe tanıklığı, taraflığıdır; hem de “Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmazsam deli olacaktım,”[2] satırlarındaki tutkuyla ve “Edebi eserler, insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel bir dünyaya götürmeye yardım etmiyorlarsa neye yarar?” sorusuyla Sait Faik Abasıyanık’ın…
Kuşkuya yer yok: Yazmak yaşamak, hesaplaşmaktır yaşananlarla, yaşatılanlarla…

TUHAF BİR ZAMAN

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
              Zaman, adına aykırı tuhaflıkların yaşandığı kaotik tarzda ilerliyor. Adı modern olan bir çağda her türlü gericiliğin, tükenmişliğin içerisinde debeleniyoruz. Hayat her yönüyle geçmişle ve insanın biriktirdiği değerlerle kıyaslandığında acayiplikler içeriyor. Öyle tuhaf bir zamandan geçiyoruz ki insan kendisinden başka kimsenin görmediğini, düşünmediğini sanarak ya da kendini herkesten akıllı görerek, her şeyi kendisine hak görüyor. Yöneteni de, toplumu oluşturanı da aynı bakış açısıyla yaşayınca tuhaflıklar bitmiyor.

FELSEFENİN DİPSİZ KUYUSU IV

Görülmüştür kullanıcısının resmi

Tombiş yaklaşık üç aydır içerideydi. Yayla’nın falına (en azından bu sabahki falına göre) üç ay sonra dışarıda olacaktı. Tombiş içeride olduğu üç ay boyunca kilosuna kilo eklemiş, yüz kilo kadar olmuştu. Annesinin ziyaret yerinde ağladığını söyleyince sebebini sordum.
      “Ah yavrum, süzülmüşsün, zayıflamışsın, deyip ağlamaya başladı” dedi Tombiş

DUVAR YAZISI EDEBİYAT KAYINTISI XVI

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
 
Madde 401: Edebiyat disiplinleri içindeki günlükler 17. yüzyıla kadar bilinmezdi. Günlük bir nevi kişinin içini dökmesidir. Yazarlar da günlük tutmuşlardır. Kimi yazarların günlükleri gün yüzü görmüştür. Yazar olmayıp da kişisel günlük tutanların birçoğu sonradan vazgeçmişlerdir. Toplumsal zaman akışında kişinin duygu ve düşünceleri değiştiğinden olsa gerek. Tabii bir ömür boyu sürdürene de rastlanabilmekte.
 

Tutsakların Umut Metaforları: ‘Karanlıkta Kahkaha’ Ankara'da Sergilenecek

Görülmüştür kullanıcısının resmi

TUTSAKLARIN UMUT METAFORLARI: ‘KARANLIKTA KAHKAHA’ 
Uzun yıllardır cezaevindeki siyasi tutsaklar ile dayanışma gösteren ve bu noktada sanatsal faaliyetler yürüten Görülmüştür Kolektifi ve Redfotoğraf Grubu, Karşı Sanat'ın girişimiyle farklı cezaevlerinde kalan tutsakların çalışmalarını konu alan “Karanlıkta Kahkaha” adlı yeni bir sergi hazırladı. 
 Bu sergide, uzun yıllardır cezaevinde tutulan yazar, şair, ressam ve mimarlar ile farklı coğrafyalarda yaşayan fotoğrafçıların “umut” imgeleri bir araya getirildi.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.