Ağ Günlükleri

yeter

Mehmet Atal kullanıcısının resmi

insanlar yeniden savaşacaklarmış.
sancısı durdu bulutun.
dalgalar ürperdi
ormanlar sustu
iniledi toprak,
bir göpçüğe çekildi rüzgar.
yeryüzünde grev var.
evrende yankılandı sesleri
ciğerlerinden sökülüp:
yeteer!
şimdi barış zamanı
çiçek açacak delikanlılar

HAK ÇALANLAR

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Namertler, namussuzlar çoğaldılar
Halklara ait her şeyi çaldılar
Yetimi, yoksulu hiçe saydılar
Ülkeyi soydular, yağmaladılar

Hak yiyenler gemicikler aldılar
Denizlere, deryalara saldılar
Kıldıkları namazı unutarak
Eğlenip zevk û sefaya daldılar

Kimi altın çalmış kimi de gümüş
Soyup, sömürerek köşeyi dönmüş
Şu millet aç, perişan, melül, mazlum
Halk bir parça ekmeğe muhtaç olmuş

GÜL ÇÜRÜR

A.Z. ÇAMUR kullanıcısının resmi

Dağlar çürür, sular çürür, yel çürür
Yaktı viran etti halkın bağını
Sevda çürür, sevgi çürür, gül çürür

Uçurumlar suladı gözyaşlarımız
Sırça köşke yetmedi taşlarımız
Ama eğilmedi dik başlarımız
Beden çürür, ayak çürür, kol çürür

Elendi günlerden gecenin izi
Kimileri dumana kattıydı tozu
Biliriz çok sürmez yalanın pozu
Günler çürür, aylar çürür, yıl çürür

Gün olur bir boran sallar dünyayı
Ayaklar baş olur çeker halayı
Emekle döşenir şafağın rayı
Kazma çürür, kürek çürür, bel çürür

GÜLÜŞÜN KALDI BENDE

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Romanın her satırında Ozan ve Sıla vardır. İkisinin gece yollarını aydınlatan Çulpan (Çobanyıldızı) vardır. Birbirlerini özlediklerinde, aradıklarında, selam göndermek istediklerinde başvurdukları bir dosttur, sırdaştır ayrıca Çulpan. Sıla bir gece “Ozan, bana bir şey olursa bu Çulpan senin olsun” der. Ozan da “ Ben her şeye hazırım ama sensiz olmaz Sıla” der.

CANHIRAŞ ÇIĞLIKLAR

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Gelinciğim
Sevdiceğim
Biricik yavrucuğum
İçindeki yaran azmış
Ciğerine soğuk dolmuş
İnliyorsun feryat-figan
Derdin beni bitiriyor
Gözlerimden yaş akıyor
Sel sel olmuş kan çağlıyor
Ey canımın parçası
Çilemize ağlıyorum
Göğsüme süt doldu emmiyorsun
Üşümene üzülüyorum, acınla kavruluyorum
Van’a uğrayan zalim felek, sakın bebeğim alma benden

Aşkta Devrim Olacak

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

Sofralarında çıkara ve riyakarlığa yer vermeyenlerle dost olunur. Paylaşırlar her şeylerini. İnsan olmak dost olabilmektir ve dost kalabilmektir güzel olanla. Var mı çağımızda öyleleri? "Yüreğimizi açabileceğimiz dostlar var mıdır hala?" diyeceksiniz haklı olarak. Vardır şüphesiz. Maharet, gün ortasında fanusla onları arayıp bulabilmektir. Benlik canavarının uğramayacağı yerler insana ve evrene dair duyulan aşk mekanlardır. Şairler sevgiyle donanan kişilerdir. Her duyguyu alabildiğine yaşarlar; aşkı, sevgiyi, nefreti Dostluk sevginin en iyi duraklarından biridir.

İtirazım Var!

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

 Tam da o günler bıyığı ağzına dökülen, Deniz Gezmiş'i anımsatan biri geldi mahalleye. Delikanlı az konuşur, elimizi kuvvetle sıkar, önüne gelene moruk derdi. Onun gelişiyle de kadınlar dedikodularını iki katına çıkardı.
-Kız anam, iki çocuğuyla gül gibi karısını bırakıp giden, Cardun'un o hayırsızı bu işte. Ne olacak, Sofulu Aşe'nin doğurduğu… Berduş, hayırsız.
 Berduş, babasının olmadığı saatler biter, babasının gelişine yakın da tüyerdi. Suçu; zorla evlendirildiği amcasının kızını bırakıp gitmekmiş. 

MEMLEKETİMİN İNSANI/ ERhan Altun

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Çırılçıplak döşünde adamın
Zulümden doğan bir yangın vardı
Yığılmış taş duvarın dibine
Perdelerini kapamış yalnızlığının
Uykusuz ve yorgundu kaç zamandır
Gözlerine işlemiş kokunun rengi
Oğul acısı kan kırmızıydı

Bütün şehirleri dolaşmış tek tek
Ankara İstanbul İzmir
Tenine yapışmış gibi
Bulutlar hep taşımış aynı kokuyu
Ve türküler
Hep aynı acının notalarına basmış
Ve gözyaşları adamın
Hep aynı acının renginde akmış

bir avuç sessizlik

Zeki Kırhan kullanıcısının resmi

Uzat aklındaki kalabalığın sesini 
Susturalım sevdasız konuşanları 
Ay giderken gözlerimizde kalalım 
Karanlık akıllarda tatsız dillerde 
Yanan masumiyetimizin külünden 
Yeni günlere baharla doğalım 
Ağırlığıyla üzerimizden geçen yıllara inat 
Ömrümüzün kapısını çalan güneşle uyanalım 
Yarınlara özgürlüğe sevdayla sarılalım...

ÇALDIK ATEŞLERİ GÖK TARLASINDAN,

A.Z. ÇAMUR kullanıcısının resmi

 
 
Aştık boydan boya aşk denizini,
Gönül yangınında kavrulduk, yandık.
Yıldızların bulduk yerde izini,
Bir newroz sabahı közde  uyandık.

Diktik soframıza aklın gülünü,
Kırdık sazımızın paslı telini,
Azat eyledik biz gönül selini,
Feleğin çarkında çırpınan candık.

Açtık kapısını  güzelliklerin,
Yıktık köprüsünü gamın, kederin,
Yunduk ışığında gizli fenerin,
Mutluluklar yüklü donuk bir andık.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.