Şiir

Barones

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Tırnakların etime geçmezler
Senin gibi ne çok ''soylu'' kadından ne yalanlar dinledim ben
Senin yalanların bir mermi dalımı batmazlar vücuduma,
Canımı yakmazlar.
Biliyor musun barones? 
Tüm hakları bende saklıdır gidenlerin,
Konuştukları bende sır...
Seven neden gider
Ve sevilen niye değersiz görülür her defasında
Hiç aklım almaz
Oysa insan hep bir değil mi? 
Yine eşitsizlik söz konusu barones ve yine avuçlarım terlemekte

Tuzluçayır’da Bir İlk Bahar/Tekin Ercan

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

beyazı sararmış
siyahı grileşmiş
tarih belirsiz
 
belli ki
erken kutlanmış
bahar
bir kiraz ağacının altında
sen ben birkaç dost
bir arada
 
kaçamak bakmışım
başka bahçelerde açmış
çiçeklere........
 
Tuzluçayır'da bir ilk bahar
 
kavgaya ve direnmeye
yemin ettiğimiz çağlar
bilge adamlar
bilgece dokumuştu
kumaşımızı
 
gece kondu çatılarında
ürkek serçeler
sırça saraylarında
nafaka kaygısı yok
bilirler ki

Yeni Yıl

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Bahtımız icabı
Kötü günlerin merkezinde indik.
Utanma,
Biz istemedik çölde bedevi olmayı.
 
 
Çabalama,
Bokumuzda boğulmayı birileri nasılsa öğretir
Şimdi yalnızca anın acısına ortak ol
Çam ağaçları sahte,
Makineler üzerimize yapay kar yağdırıyor 
Dışarıda esamesi okunmuyor kışın.
 
 
Dünya erinçsiz bir cümbüş alanı...
Şaşkın paydaşların bakışları

Turnusol

Ersin Kurt kullanıcısının resmi
Çoğu şarkılaştı şiirlerin
Bakışlar uzak artık samimiyetten,
Başkalaştı
Davetsiz süzüldü bahçemize zaman
İp atladı çocukluğumuzla, seksek oynadı
Yapraklar sarardığında acı sonu hatırlattı sararmak
Yaşama umudumuz sönmesin diye kar yağdırdı Tanrı
Yaşamdaki her şey değişik şekiller aldı
Değişik şekiller verdik 
Yüne, kumaşa, taşa-toprağa ve hatta demire ve çeliğe
Devrimsel bir başkaldırı değişim
Bulaşıcı bir hastalık, aldı esaretine

TUTSAKLIK ÇAĞI

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
TUTSAKLIK ÇAĞI
 
artık bizler kolay kolay yara almayanlarız
yine de ne tanrı ne de onun gibi bir şeyiz
tepeden tırnağa et ve kemik
gelecek bizlerin değil
yaratıyor olduğumuz yapay tanrılarımızın
Gılgamış’ın düşü ardı sıra koşarız
ve belki yıkıma ulaşma an meselesi
 
 
güç kaderi,
tatminsizlik bedeli
her  şeye sahip olmak ister tanrı-insan
tahakküm koymak.
hüküm sürmek sonsuz çağa
 
bizi biz olmaktan alıkoyan hastalık
kendi karanlığımıza sürgünlük
bu tutsaklık çağı

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Şiir beslemesine abone olun.