Şiir

Hancı

Cengiz Kosan kullanıcısının resmi

 Yolum uzadıkça uzar dağlarda
 Geçerim ıssız sessiz bağlarda
 Yolcuyum gidiyorum buralarda
 
Bu yollarda bir huzur ararım
 Mutluluğu yollara yıllara sorarım
 Olmayacak bir hayal kurarım
 Belki bu yollarda olur kalırım
 
 Bu yolda ben yolcu sen hancı
 Buradan geçen bilmem ben kaçıncı
 Bunu sen bilirsin söyle be hancı
 Sen de mi yabancı oldun be hancı 
 
Benim halim senden acı
 Başımda keder kalbimde sancı
 Ben gidiyorum buralardan hancı
 Hoşça kal kendine iyi bak hancı

Devlet

Ersin Kurt kullanıcısının resmi

Yıllardır emiyoruz da gıkı çıkmıyor
Yüreğinde zaruri bir şefkat
 
Kapışmışız alanlarda mazlumların namına
Emekçi mahiyetinde
Sırtımızda ağır bir gürz darbesi
Sol yanağımızda saçma sapan bir tokat
 
Çekilip köşemize
Usluca kapatmışız dosyamızı
Ve kaybetmişiz hükmümüzü saçak altlarında titrerken.
Sen iyisini, en iyisini bilirsin
Mühür sende devlet
 
Gürül gürül marşlarıyla direnişçilerin yıprattığı
Haydut denizin sığ sularına
Cılız bir kelime dökülüyor toplum nehirlerinden:

Özgürsün Sen

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
Bir buğu inceliğinde sızabiliyorsan
Kanatlanabiliyorsan uçurum kenarında
Köklere inerken göklere de çıkabiliyorsan
Yanmadan sarılabiliyorsan ateşe
Hapsetmiyorsan yüreğini göğsünün daracık kafesine
Güneşten de su içebiliyorsan
Taşlara kök salıp yeşerebiliyorsan çatlaklarda
Koruyabiliyorsan içindeki el değmemiş yeri
Rengârenk rüzgâr apak aydınlıksan
Kendinden uçup kendine konabiliyorsan
Kıpkızıl kızarabiliyorsan utançtan
Ulaşmak için değil yakınlaşmak için yürüyorsan
Bataklıkta da tertemiz kalıyorsa vicdanın

Kül

Ersin Kurt kullanıcısının resmi

Hep benim,
Tek benim
Her kötü sonun sorumlusu.
Gün sunumu günahlarımın cezasıdır
Haylaz sırtımın arsız kamburu
 
 
Her sürüncemede
Bütün zamanlar bağ bozumunu gösterir bana
Birini sevince yeniden şekillenecek gibi olur evren
Kalıpları ancak sevgi bozar, inanırım
Tuhaftır, herkes şaşırır iyimser çabama
 
 
Aklımın dişlileri hafiften sıyırınca mili
Ve bocalayınca ellerim
Tekrar kapına geldim,
Sana sarıldım yalnızca
Benzersiz kadınlar doğurdu ağlamaların

Dinle Oğul

İsmail Cömertoğlu kullanıcısının resmi

Hep doğru ol, gerçekten şaşma.
İyileri bırakıp kötülere yanaşma.
Durduk yerde kimselere sataşma.
 
Sen sen ol dostuna ihanet etme,
Dostlarını darda bırakıp gitme.
Kimseye kötü deme, hakaret etme,
Çağrılmadık hiçbir yere gitme.
 
Helal emeğine hiç haram katma,
Aman ha aman yetim hakkını tatma.
Dostlarını dünya malına satma,
Çalışmak varken yan gelip yatma.
 
Vatan kutsaldır, ülkeni unutma,
Haklı dururken haksızı tutma,
Sen sen ol büyük lokma yutma,
Başkası kan ağlarken sen sırıtma.

1 Mayıs

Ersin Kurt kullanıcısının resmi

Şehirleri yutan sel
Emperyalist kahpe faklarını
Bozan el işçinindir
Sarayların süslü avizelerinden
Çok daha iyi aydınlatır
Madenci baretlerinin feneri
Yoldaşlar sonsuzluğa uğurlanır tersanelerden
Şerefli tenimizde tertemiz bin kir
1 Mayıs,
1 Mayıs,
1 Mayıs,
İşçiyiz
1 Mayıs,
1 Mayıs,
1 Mayıs,
İşçiyiz
 
Sermayemiz
Yakamıza yapışıp yazgıya sığmayan
Açlık ve muhtaçlık
Ve gündelikçilik sömürülmek pahasına
Ve kundakta bebek
Ve felaket tellalı senarist hükümet

Hak Savaşı

İsmail Cömertoğlu kullanıcısının resmi

Cehaletin batağına doğdun
Bir kahkaha attın
Karanlığın anası ağladı.
Rüzgâr gibi estin yobaz karanlığına
Okudun, aydınlandın.
Aydınlatmak için söz verdin
Kara yurdunu.
Bir güneş gibi indin karanlığa
Yaktın, yıktın karanlığı
Her ay on gün aç kaldın
Sustun öğretmenim sustun.
Biliyordun Anadolu’nun aç, biilaç olduğunu
Anadolu’nun karanlıkta yattığını,
Yalnız köylü olmanın nedeniyle
Onulmaz kaldığını, batağa battığını.
Sıktın yumruğunu, sıktın öğretmenim.
Durdun karanlığın karşısına

Kahve

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Oturalım şöyle boğaza karşı.
Gemileri seyredelim,
Martılara el sallayalım,
Rüzgârın sesini dinleyelim,
Yamaçtan savrulan gelincikleri öpelim,
Uzaktan gelen manolya kokularını içimize çekelim.
Gel seninle bir kahve içelim biz.
Şöyle gelmişi, geçmişi
Ve şimdiyi konuşalım.
Bir ömrü nasıl yaşadığımızı,
Bu aşkı nasıl harcadığımızı anlatalım kuşlara,
Hepsini bir keşkeye sığdıralım.
Ya da dur, hiç konuşmayalım biz.
Ayrılığı alnından öpelim
Ve bir daha hiç karşılaşmayalım.
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Şiir beslemesine abone olun.