RAKKA'DA AŞK...
Naim KÜÇÜKKAYA
H-TİPİ KAPALI HAPİSHANE GAZİANTEP
RAKKA'DA AŞK
Naim KÜÇÜKKAYA
H-TİPİ KAPALI HAPİSHANE GAZİANTEP
RAKKA'DA AŞK
Öğlen geç vakte kadar yatıyor, öğleden sonra da nazının geçtiği birkaç esnaf dostunun yanına yardım etmeye gidiyordu. Gündeliğini alınca da doğruca eve... Genç yaşına rağmen hayat gerçeği kara bir bulut gibi çökmüştü üzerine.
Kıraç tepedeki mezar taşlarına asılı örüklü saçlar ağıtlarını yele bırakıyordu. Yüzü kuru nehir yataklı kadın, toprağı yeni yığılmış mezarın taşını bir bebek gibi kucaklayıp ulumakta.
Zaman önüne kattığı her şeyi sürükleyen sel akışında. Toprağın holü içine işleyince doğruluyor. Genzini temizliyor. Kuşağından çıkardığı hançerle her iki beliğini diplerden kesiyor. İtinayla mezar taşına asıyor .
Böyle bir çılgınlık yapacağı içime doğduğu için, zavallı babam acı çekmesin diye baltayı on gün öncesinden bilemiştim. Kafam, borç, diyet, kefaret, kıskançlık, haset, korku, kuşku ve balta darbeleri gibi fuzuli belaların istilasına uğramıştı. Tüm bu bela kalabalığını aralayıp, kendime yol açmaya çalışırken, kedi miyavladı, dilim açıldı:
Birkaç gün içinde birçok dostunu görüp özlemini giderdi.
Birkaç gün geçtikten sonra eski bir arkadaşının evine gece yemeğine davet edildi.
Eve vardığında yirmi yılda seyrek gördüğü beş altı dostunu bir arada gördü. Uzun yıllar önce birlikte cezaevinde kaldığı Kel Mahmut’u görmek onu ayrıca memnun etmişti.
Yemekten sonra sohbet aldı başını gitti. Arkadaşlarının merak ettikleri birçok konu vardı. Cendere Köprüsü’nü ilk kitabının kapağına alarak memleketinin tanıtımına katkıda bulunduğu için, ona ayrıca memnuniyetlerini belirttiler.
Çolağ fecir yürüyüşlerden sınırların ötesi sürgündeydi artık. yıllarını verdi sürgün yaşama. Sürgün hayatta da sevdasından bir taviz vermedi. Yanıp tutuşuyordu firari aşkın közünde. Alevler içindeydi. "Bir gün mutlaka biter bu sürgün, bir gün mutlaka dönerim sevdam" diyordu her nefes aldığında. Çolağ yıllarını eskitti sürgünde ve döndü o kadim topraklara. Döndü ve gördü viran olmuş vadileri, yıkılmış evleri, tepelerin ve sevdaların değişime uğramış olduğu yaşandığı o kadim topraklara... Zımêq'e...