ÖYKÜLER

Nazlı’dan Geriye Ne Kaldı?

Hüseyin Habip Taşkın kullanıcısının resmi

Nazlı kendisine bir demlik çay yapar ve balkonda tek başına çayını yudumlarken, batan güneşin kızıllığı kaybolana kadar bakarken, geçmiş acı anılarını hatırlardı.
Esmer güzeli Nazlı genç kızlığını hatırladıkça hüzünlenir, aynanın karşısında saçlarını uzun süre tararken, akrabası olan Ali’yi düşünürdü. Ali uzun boylu cüsseli, aynı zamanda yakışıklıydı. Sevdalarını bir türlü birbirlerine açamamışlardı.  Nazlı on altısındaydı. 
Nazlı tarla dönüşünde babası ile annesinin kısık sesle konuştuklarını duymuştu.

Sokaktan Yansımalar

Hüseyin Habip Taşkın kullanıcısının resmi

Sokaktan birkaç erkek arka arkaya yokuş aşağı iniyorlardı. İsmail kimseler duymasın diye sesini kısarak: 
“Ses nereden geldi?” dedi.
Olduğu yerde heykel figürü sergilercesine, bir daha ses gelir diye dinlemeye başladı.
Ne gecesi ne gündüzü belli olmayan girdapta, günler geçtikçe rutin hale geliyordu kadının bağırması. İsmail elindeki çöp poşetini çöp konteynerine attığı sırada, Kadın sesi, küfre dönmüştü.
 

Tutsak Mesut Deniz'den Bir Öykü

Görülmüştür kullanıcısının resmi

Babamın Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yattığı dönem ben daha üç yaşımdaymışım. Şimdi o günlerle ilgili, hayal meyal Samsunlu bir komşumuzun kamyonetinin arkasına ailecek doluşup babamı ziyarete gittiğimizi hatırlıyorum. Hastane bahçesinde babamın sakalını yanaklarıma batıra batıra sarılışı, büyük kardeşlerimden Deniz’in orada bir söğüt dalından çakısıyla bir düdük yapıp bana verişi silinmemiş hafızamdan. 

Hapishanedeki Çocuk Aren'in Annesinin Ona Yazdığı Masal: BÜYÜK DÜNYA

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
BÜYÜK DÜNYA
                Bir varmış bir yokmuş . Bir zamanlar efendilerin kendilerine karşı ifade ettikleri ve düşüncelerini dile getirdiği bir ülkede insanları cezalandırıp hapishane denilen yere koyarmış .İşte bende böyle bir ülkede gözlerimi açmış oldum .
                Gel zaman git zaman annemle özgürlük adı altında simgelenen bu duvarlar dışında bir yerlerde kısa bir süre yaşadım . Adına büyük dünya deniyormuş .

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
ÖYKÜLER beslemesine abone olun.