edebiyat

İnsan ve Dilin Oluşum Tarihçesi

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 

Sözlü Edebiyat; insan düşünce ve duygularını ifade ederken, kelimelerden oluşan cümleleri kolay ve anlaşılır şekilde anlatma sanatıdır.

Yazılı Edebiyat ise; duygu, düşünce ve konuları tüm ayrıntılarına kadar detaylarıyla ortaya koyan kelime ve cümleler bütünü demektir. Böyle bir sanat dünya yüzünde insandan başka bir canlıda görülmediği için, insanı insan yapan temel değerin dil olduğu rahatlıkla anlaşılmaktadır.

Yazmayı Yazmak Yapan[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Edebiyatın hâline ilişkin tartışmaların ilk adımında anımsaması gereken Nurdan Gürbilek’in, “Güçlü edebiyatın ardında hemen her zaman bir kriz vardır,” saptamasıdır.
Yazmak da, eleştirmek de bu gerçeği bir an dahi “es” geçmeden yol alırken; Bedrettin Cömert’in, “Ne yeteneksiz toplumculuk, ne de dünya görüşsüz sanat olabilir,” notunu da kulağına küpe etmelidir…

Bir/1 olmak, yaşamı ve geleceği kazanmak! H.Gürer

H.Gürer kullanıcısının resmi

Kiminle konuşursanız konuşun, herkesin mevcut duruma, gidişata dair ciddi eleştiriler yapmasıyla karşılaşırsınız. Kiminle konuşursanız, “kimse yan-yana gelmiyor, kimseyle bir şey yapılmaz” denilen depresif haller görürsünüz. Kimsenin kimseleri sevmediği, bir araya gelmediği garip haller. Oysa herkesin bir arada olmaya ne kadar çok ihtiyacı var! Bir araya gelmeyenlere “bir’ey olarak üzerine düşeni yap” dersin, onu da yapmaz. “Bir” kişi ile bir şey olmaz/değişmez” denip işin içinde çıkarlar/çıktıklarını sanırlar.

Anadili Günü/ Zazaca Çocuk Edebiyatı/ Elif Dumanlı

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Haydar Karataş’ın ninesinin anlattığı masalara “Gece Kelebeği”nde karşılaşmıştım.
Gece Kelebeği, Dersim Katliamı’nın kapısını bize bir kadının yaşadıklarının tanıklığından aralarken, o masallar ise bize Dersim’in mekânsızlığının ve ebedîliğinin kapısını aralıyordu. Gömüt içindeki ayırt edilmeyen gömüt gibiydiler; dokunduğunda ruhunu sarıp sarmalayacak, dokunmadığında ise hiç yokmuşçasına kalacak.

ÖNEMSİYORUM ONLARI; ELBETTE BOŞUNA DEĞİL…[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
Post-modern zamanların -insan(lık)a mündemiç her şey gibi- edebiyat/ yazına verdiği hasar, “Başarılı bir yazar ya da ressamı nezih bir işadamından ayırt edemezsiniz,” diyen Sinclair Lewis’in notu eşliğinde asla küçümsenmemelidir…
Tam da bunun için edebiyat/ yazın konusunda unutturulmaması gerekenler vardır.

BİRİSİ NAZIM HİKMET, BİRİSİ ORHAN KEMAL

A.Z. ÇAMUR kullanıcısının resmi

 
 
 
Biri halk denizinde kabaran yüce dalga, 
Biri halk ormanında en gür ve en yeşil dal, 
İkisi de yazında birer silinmez damga, 
Biri Nazım Hikmet’tir, birisi Orhan Kemal! 
 
Biri duyan yüreğim, biri gören gözümdür, 
Biri şiir ırmağım, biri anlatı dağım, 
Biri atar damarım, biri çelik sözümdür, 
Nazım Hikmet kavgamdır, Orhan Kemal şafağım! 
 

BİLMEK

A.Z. ÇAMUR kullanıcısının resmi

 
 
 
 
Bilmek,
Zamanın burçlarında
Sabrın hurcunu çözmek.
Ezmek kuşkuların yedi başlı ifritini,
Ay ışığında bulutları silmek.
 
Bilmek,
Sevgilerin kavşağında
Kaldırımları ezen gizleri çözmek.
Gezmek yürek atlasında evreni
Çiçek çiçek yüreklere ekilmek.
 
Bilmek,
Beynin kıvrımlarındaki fayda

Sayfalar

edebiyat beslemesine abone olun.