Varto Ekoloji Platformu Üzerine Birkaç Not

veysel otunç kullanıcısının resmi
Varto Ekoloji Platformu

 
Varto’da geçmişten gelen geleneksel bir direnç damarı vardır. Bu damar defalarca kırıma maruz kalsa da asla yok edilmedi. Bugün uluslararası sermaye ve yerli iş birlikçileri; Varto’nun toprağına, suyuna göz dikmiştir. Doğanın yıkımına, köylülerin sürülmesine neden olan bu yağma projesine karşı çoban ateşini yakan, görkemli uyanışı sağlayan Çayan’dı.
Her mücadele kendi öncülerini yaratır; Çayan, mücadelenin ateşini yaktı. Varto, daha önce de bu tür yıkım projelerine maruz kalmıştı. Goşkar Deresi üzerinde yapılmak istenen HES projesine karşı 2011’de birleşerek mücadele eden on köyün sesini hiç kimse duymadı. Bu direniş kitlesel bir güce dönüşemedi ve yeterli kamuoyu oluşturulamadı.
Muş'un hangi milletvekili, hangi Belediye başkanı, hangi parti ya da hangi derneği; bugüne kadar Muş'ta inşa edilen, halkın zararına, doğanın yıkımına neden olan tek bir projeye karşı halkı örgütleyip itiraz etti ki?..
HES’e karşı o gün, Çayan’ın şimdi öncülük ettiği gibi bir mücadele verilseydi; JES bu kadar kolay Varto’ya giremezdi.
Çayan’ın öncülüğünde köylerde yakılan çoban ateşi, zamanla büyük bir direnişe dönüştü; köylerden şehirlere, şehirlerden Avrupa’ya ulaştı. Vartolular, Varto’dan yükselen bu sese ses verdi, el uzattı. Varto’daki sessizlik yerle bir oldu. Vartolular bulundukları her yerde, pankartları ve sloganlarıyla sokağa çıktılar. Varto’da yaşamı tehdit eden kapitalizmin lanetli projesini defetmek için birleştiler, birleşerek çoğaldılar ve görkemli bir güç oldular.
Varto Ekoloji Platformu; Çayan ve arkadaşlarının emeğiyle bugüne kadar zorlu, meşakkatli bir yol yürüdü. Platform, küçümsenmeyecek bir güç biriktirdi. Saha çalışması yorucu ve risklidir; üstelik bir bedeli de vardır. Kentlerde, Avrupa’da yükselen ses, Varto’daki mücadeleye yalnızca omuz veren bir dayanışmadır. Mücadeleyi esas tayin eden yer; Varto’nun içinde, köylerde ve mera alanlarındadır.
Varto Ekoloji Platformu; kendi içinde farklı fikirleri, düşünceleri, hatta politik ve kültürel anlayışları barındıran bireylerin bir araya gelmesinden oluşmuştur. Platformun amacı, JES projesinin iptali için birlikte güç biriktirip mücadele etmek olmalıdır. Herhangi bir yapının görüşünü öne çıkarmak, dayatmak, gelecekteki kişisel siyasi çıkarlar için platformu bir basamak olarak kullanmak, kendine yol açmak, platformda bulunan arkadaşları dışlamak; grupçu ve bireyci davranmak, Vartoluların, çoğulcu, renkli, farklılıkları gözeten mücadeleci ruhuyla bağdaşmaz. Böyle bir tutum, mücadeleyi geriletir ve birliği bozar.
Mücadele; kolektif, kurumsal bir çalışmayla hedefine ulaşabilir. Platformu darlaştıran bir anlayış, zamanla güç kaybeder ve umut olmaktan çıkar.
Ekoloji mücadelesi; aynı zamanda kapitalizmin emeği ve doğayı sömürmesine karşı verilen siyasal bir mücadeledir. Ortak örülen siyasal hattın odağı ise JES projesinin köylerimizden ve meralarımızdan sökülüp atılmasıdır.
Platformu daha da genişletmek, kurumsal bir niteliğe kavuşturmak ve uzun soluklu bir mücadeleye hazırlanmak elzemdir. Bilinmelidir ki Vartolular; tornadan çıkmış gibi tek bir düşünce yapısına sahip bir halk değildir (Zaten bu, insanın düşünce doğasına da terstir; insan düşünür ve sorgular.) Halkın farklı sosyal, siyasal, kültürel görüşleri ve inançları vardır; bu farklılık bizim zenginliğimizdir. Platformda yer alan ya da platforma destek veren hepimizin kuşkusuz bir siyasal düşüncesi, inancı veya bir yapıya eğilimi vardır. Bütün bu zenginliğin kanalize edildiği, Varto özelindeki tek hedef; JES’i, Varto’dan, köylerden ve meralardan kovmak olmalıdır. Sadece buna odaklanmalıyız. Birbirimizle uğraşmadan, birbirimizi kırıp dökmeden ve hiçbirimizi dışlamadan bir arada durmalıyız.
Mücadele; uzun soluklu bir çabayı, cesareti ve bilinci gerektiriyor. Daha yeni başlıyoruz.
Varto Ekoloji Platformu: Henüz mücadelenin başındayken Varto’da çoban ateşini yakan, karda kışta köy köy, sokak sokak gezen; ihtiyaç duyulan her yere arkadaşlarıyla birlikte koşan, mücadelenin öncüsü ve sembolü olan yol arkadaşımız, bir an önce mücadelenin içindeki görevlerine (Varto Ekoloji Platformu’na — Genel Komite’ye) dönmelidir.
17 Nisan 2026
 
 
 

Kategori: 

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...