Ağ Günlükleri

“ARKASI YARIN” ADLI ROMANIMI OKUYABİLMEK İÇİN HUKUK SAVAŞI VERİLİYOR

Adil Okay kullanıcısının resmi

 
Adil Okay
 
“Anayasanın 64. maddesine göre, devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Anayasada böyle yazar ama sansür devlet işi olarak zihinlere sindiğinden sanatı desteklemek hiç de yazıldığı gibi olmaz. Sanat desteklenmez, sansürlenir.” (Fikret İlgiz)
 

2019’un 1 Mayıs’ına Kenar Notları[1]

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi

2019’un 1 Mayıs’ına gidiyoruz; yol(umuz) hâlâ engebeli ve dolambaçlı.

Totaliter bir zorbalığın kollarında krizle sarsılıp savrulan ve kaptan köşkünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olduğu[3] Türk(iye) ekonomisi emekçiler için bir “cehennemi” andırıyor!

Sait Faik’in Düş(ünce)leri[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Yaşamak; bütün adetlerden uzak
Yaşamak…”[1]
 
‘Kurabiye’ başlıklı hikâyesinde, “Yarın hemen yarın, bu ışıkların içinde bizim ışığımızın da yandığını göreceğiz. Bu ışığı başkaları gördükleri zaman, içlerinde, bir şehirde bir ışık yakmak arzusu kımıldanacak,” umuduyla var olan Sait Faik Abasıyanık Burgazada’lıydı.

Gerçekten Biz İnsan mıyız? -2-

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
His ve duygularını doğru, yeterli şekilde sorgulamayan insanın bilincinden çok, süperegosu gelişir. Çoğu insanın sürekli süperegonun arkasından gitmesinin bir diğer nedeni de, insanı daha çok maddi varlıklara sahip olma arsızlığının insana yüksek derece haz vermesidir
İnsan, Ego ve Yıkıcılık

YOĞUN - YORGUN GÜNLERDE BİR DOSTUN MESAJI, TELEFONU MORAL VERİYOR! İzmir’den Antakya’ya Mahpus Karikatürleri Dolaşıyor…

Görülmüştür kullanıcısının resmi

***
 
Adil Okay
 
Görülmüştür Grubu olarak, aylar süren çalışma sonucu “Duvarları Delen Çizgiler” adını verdiğimiz sergiyi hazırladık ve 2 Nisan’da Mersin’de, 13 Nisan’da da İzmir’de görkemli açılışlar yaptık. 3 Mayıs’ta Antakya’da, 18 Mayıs’ta da Adana’da sergimizi açmayı planladık. Bu arada sergimizi kitaplaştırmak için hummalı bir çalışma içerisindeyiz.

Bulut Bulut

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Göz göz odalarda hapsindeyim
Sorgular sürgün yedi ömrüm
 
Bulut bulut dağlardayım
Söyle bana anlatamadıklarını
Bu gece boran yiyecek doğacak gün
Anlat bana
 
Kaldığın kör kuyuları
Yârin saçları kadar siyah
Saçları kadar ateş dolu yılarını
Anlat bana
 
Sayalım birden ona
Sayalım ondan yirmiye
Sayalım e bebek e
Sayalım bir müebbedin içine
Dolan yılları
 
Gözlerde umutlar çakmak çakmak
Gece karanlık yıllar uzun
İçimize dolacaktı o yârin
Yâr kokusu şimdi

Boşluk

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Canım mı acıyor
Yaşayabilir miyim enkazın altında
Yağmur deliyor gözlerimin önündeki perdeyi
Ve yaşamımın arkasına saklandığı ikiyüzlülüğü
Boşluk çıkıyor ortaya
Yeryüzünde suyun oyduğu
Ve doldurduğu boşluk
Hayat veren
Ve ölümü getiren suyun
İnsansızlıksa bir boşluk
Korkup perdeyi yeniden çekecek miyim
Bırakacak mıyım boşluk beni yutsun
Yaşadığım süre kendimce mi
Dolduracağım onu düşüncelerim
Ve imgelerimle
Sürgit acının içine düştüğüm o anın verdiği hüzün
Tespih tanesi kadar büyük

Devlet Aklı Kötülük Üretiyor... Filiz Deniz'in Adil Okay ile Söyleşisi

Görülmüştür kullanıcısının resmi

Böyle diyor ‘Görülmüştür’ inisiyatifinin kurucularından şair, yazar ve aktivist Adil Okay. Politik tutsaklarla dayanışma amacıyla kurulan ‘Görülmüştür’ ekibi, demir parmaklıklar arkasındaki insanların düşüncelerini, özlemlerini, hayallerini ve bunların toplamı olan eserlerini kamuoyuna taşıyor.

İçeriden dışarıya, dışarıdan içeriye uzanan çift yönlü bir iletişim köprüsü olan Görülmüştür’ün kurucusu Okay’la kendi hayatı üzerinden mücadeleyi, sürgünü, mapusu konuştum… 

Filiz DENİZ

BEN BUYUM

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

BEN BÖYLEYİM İŞTE:
Empati kurmak benim işim...
Ayrılmış sevgililerin yerine koyup kendimi,
Kara sevda şiirleri yazanım...
Evlat hasreti çeken anneye merhamet,
Evlat acısı çekenlere ağıtlar yakanım...
Öksüz ve yetim için,
Kendi derdimi unutup, hüzünlerini yazanım..
Yoksulun isyanı, hastanın morali olanım...
Ağrı’da çoban, Trakya’da Roman için,
Dertleriyle dertlenip,
Sevinçleriyle mutlu olanım...
Güzelliklerden payıma düşen;
Parlayan güneşe,
Işıldayan Ay’a, yıldızlara,
Yağmurun bereketine,

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.