Necmettin Yalçınkaya ağ günlüğü

Hüzün Gölü/ Kadriye Selçuk

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Facedeki paylaşımlarıma yaptığı beğenileri sonucu tanıştık. Son romanı Hüzün Gölü’nü imzalayıp gönderdi bana. Sağ olsun, var olsun…

Ekim 2016. Panama Yayınları’ndan çıkmış, 408 sayfalı bir roman. Yazar Kadriye Selçuk Bergama doğumlu. Baba tarafı Bulgar göçmeni, anne tarafı ise Kozakdağlı Alevi Yörüklerindendir.

Senden Korkulur

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

“Gitmeyelim” dedim, hafifçe gülümsedim.
Salonun kapısını kapatıp sessizce TV’nin karşısına geçip oturduk. Dişe dokunur bir şey yok televizyonda. Mutfağın kapısını aralayıp sesleniyor içerden eşim:
“Kahvaltı hazır” diyor, “gelen yer, gelmeyen avucunu yalar.”
Sözündeki tehdidi algılıyor, birbirimizin yüzüne bakıp sessizce gülümsemeyi yineliyoruz.
Kahvaltının bir yerinde…

Balkondaki CD'ler

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Neyse ki Bahnhof yakındı. Valizimi çekeleyerek gittim. Otobüslerin kalktığı alan açık olduğu için, kapalı alana yöneldim. Salona geçtim, içerisi sıcacıktı. Beklerken yalanıyor, duvardaki ilanlara bakıyordum. Gözüm duvardaki saatte. Otobüs saati yaklaşınca, ayrıldım oradan. Otobüs gelince binip Gossau’da Bahnhof’ta indim. Sankt Gallen’den kalkan trenin buraya gelmesine beş dakika kalmıştı. İsviçre’de günlük çıkan, ücretsiz dağıtılan 20 Minuten’i okurken tren geldi. Çift katlıydı. Alt kata geçip oturdum. Zürich’te tren değiştirmem gerekiyordu. Kontrolöre sordum.

Gofret ve Çikolata

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Yüksel Kurtul 1938’de mübadele ile Bulgaristan’dan gelen ve mecburi iskân sebebi ile Diyarbakır’a yerleşen bir ailenin 1959 doğumlu çocuğu. Serde şairlik de vardır. İlk şiir kitabı “Aslı Gibi” Ozan Yayıncılık’a bağlı Babıali Kitaplığı’ndan çıktı.
Yüksel’i iyi tanırım; sevda yürekli bir insandır. Gözleri çakmak çakmaktır. İzmir'de aynı mahallede büyüdük, isyankârdır benim gibi. İsyanını şiir ve öykülerinde görebilirsiniz. İnişli-çıkışlı yaşamına karşın o hep umutludur, gözleri ışıl ışıldır.

Kına Gecesi/ Sait Almış

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Aylardan Ekim olmalıydı.
 
Üç gün, iki gece sürecek olan düğünün ikinci gecesindeydik. Kına gecesiydi. Kadınlar ve genç kızlar evlerinden getirdikleri minderleri saz ekibinin etrafına serip oturmuşlardı. Saz ekibinin önünde yuvarlak bir alan, oynamak için boş bırakılmıştı. Bizim köyde kına gecesine sadece kadınlar değil, köyün genç erkekleri de katılırdı. Genç erkekler avlunun ayrı bir köşesinde, fırında yakmak için yeni kesilmiş çalı yığının üzerine oturmuşlardı. Yerinde duramıyor, zıplayıp duruyorlardı.
 

Kömür Gözler/ Sait Almış

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Tatlı bir sonbahar serinliği var havada.
Yemek vakti değil henüz. İkindi ezanı biraz önce okundu. Yemek için gelmiyorum zaten buraya. Bu dingin atmosferde okumayı, yazmayı seviyorum. Mekân sahibi arkadaşım. Garsonlarla da ahbap oldum.
Önümde bilgisayarım, bir kadeh şarap ve yanında bir tabak kuru üzüm var. Yazmaya çalışıyorum. Tek sorunum masamın üzerine düşen, kokusuna doyamadığım iğdeler. Elime alıp kokluyorum. Doyamıyorum. Kıyıyorum birkaç tanesine, parmaklarımın arasında eziyorum. Sırf bu koku yüzünden, azalan koku duyusunu tamamen kaybetmekten korkuyorum.

Sürgün Romanı hakkında

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Şiir yazar, öykü yazar, roman yazar, makale de…

Mehmet Söğüt, Arıcı İbrahim Gezer ve ailesinin yaşadığı, başından geçen olayları romanlaştırmış. İbrahim Gezer’in “Arıcı” isimli bir belgeseli yapıldı ve birçok Avrupa ülkesinde ödüller kazandı. Sevgili Mehmet kendine bir misyon biçerek, Gezer ailesinin yaşamını, çektiği sıkıntılarını herkesin bilmesini istemiş. Çok da iyi etmiş.

Buca Cezaevi

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

"şuradan bir pide ya da lah­macun yaptıralım. Siz de yiyin."
"Hayır, olmaz" diyor, yanımızda oturan.
"Aslında fena da olmazdı" diyor arabayı kullanan. "Komü­nistlerin çayı da içilir, yemeği de yenir" deyip pis pis sırıtıyor.
"Söz, siz tahliye olun pideler benden" diyor yanımızda otu­ran, "tahliye olabilirseniz şayet."
Başlıyor kıkır kıkır gülmeye.
İçimden küfrediyorum.

Sayfalar

RSS - Necmettin Yalçınkaya ağ günlüğü beslemesine abone olun.