Ağ Günlükleri

Hiç Düşündünüz mü Niye Böyle Olduk!

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Bizim en büyük eğlencemiz sokaklarda, ya da kapı önlerinde ve müsait olan her yerde hep beraber oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. O zaman kafelerde, alışveriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya zıplaya yürüyerek gelirdik. Servis falan yoktu. Hatta öyle olurdu ki çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz ya da aile büyüklerimiz bu durumu bildiklerinden bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.

Hercai Konuşmalar

Akman Gedik kullanıcısının resmi

 Çığlık atmamak için kendini zor tuttu Limoniye. '' Bunu mutlaka Dehşet’e söylemeliyim!'' deyip yerinden kalktı, yatak odasına doğru ilerlerken bağırmaya başladı:
''Dehşeeet! Dehşet, kalksana ocağı batmayasıca! Konuşan Türkiye geliyor. Siyah beyaz devri bitti. Çok kanallı olacağız. Ev renklenecek Dehşet, duyuyor musun? Hele bir kalk da bak, neler oldu neler! ''

Aydınlar ve Aşk Üzerine

veysel otunç kullanıcısının resmi

 
Sana anlatmaya devam ediyorum, aşkı anlatacağım. Neden ama? Aşkı fazla mı önemsiyorum? Sınıf mücadelesinde aşkın yeri nedir? Bunca kıyım içerisinde aşka yer var mı? Aragon mutlu olabilir miydi? Ben nasıl mutlu olabilirim?
Beni yadırgıyorsunuz, söylediklerinizi duyar gibiyim: Kavgada aşka yer yok! Reddediyorum, aşk yoksa kavga da yok! Eylül şiirlerinde söylemiştim:
 
eylülün gölgesinde yazdıklarım
aşk şiirleridir
denebilir ki neden kavga şiiri değil
ya kavganın kendisi aşk değil mi?
 

Yaşama Dair Kimi Notlar[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Gerçeğin ya da güzel olmayan dünyanın aynasında kimi zaman bulutlara, kimi zaman yıldızlara, hasılı gökyüzüne bakmanın sorun ve sorumluluğuyla yaşamak insan(lık)a özgü bir eylemdir…
Felâket anlarından, yenilgi yıllarının tedrisatına ya da insan olmaktan yorulduğumuz kesitlere…
Söyleyecek çok şeyin olsa da, söylemenin risk teşkil ettiği ve Euripides’in, “Köle, düşüncesini söyleyemeyendir,” ya da Lev Tolstoy’un, “Özgürlüğü elinden alınan çocuğa büyük derler,” diye haykırdığı belalı kesitlere…
* * * * *

Ahlaki ve Kolektif Yaşam Dinamiklerinin Dejenerasyonu

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

ifade edecek olursak, “Ahlaki (Etik) Kolektif Kültürü”,feodal şabloncu modernist toplumlar dejenere edenlerin başında geliyor. Bu iki anlayış din başta olmak üzere her türlü grupçu, kayırmacı ve adamcılık (Nepotist) kültürüne göre yaşayıp, sürekli kendi içinde birbiriyle çatışırken, bundan kendilerine kahramanlık, yiğitlik payesi çıkarırlar. En ufak anlaşmazlık durumunda, en yakınındakileri psikolojik veya fiziki olarak öldürmekte hiçbir sakınca görmezler.

Eşitlik ve Özgürlük İçin Haksız Savaşlara Hayır[1]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

şovenizmine ve yurtseverliğine karşı,
yaşasın işçilerin enternasyonal kardeşliği!”[2]
 
•⁠ ⁠Odak Dergisi (OD): Emperyalizm bugün savaşları hangi amaçlarla, nerelerde ve nasıl kışkırtıyor?
 
Sibel Özbudun (SÖ): Ortaya çıktığından beri emperyalizmin amacı (ve itkisi) tektir: Mevcut dönem için kritik kaynaklara el koymak, nüfuz alanını genişletmek ve sermaye ihracı aracılığıyla kârı azamileştirmek…

FELESEFENİN DİPSİZ KUYUSU IX

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 “Sıradışı!” dedi Yayla

 “Sıradışı olduğu kadar olağanüstü!” dedim.

 “Hayta ağacının en tepesinden aşağıya doğru üçgenler çizilerek inilir. Üstsel üçgende Keter en tepededir. Onun aşağısından sağda Hokmah, solda ise Binah bulunur. Sağ taraf ılımlılık, merhamet ve erilliktir. Sol ise negatiflik, katılık ve dişilliktir. Hokmah hikmet, merhamet sahibi babadır. Sakallı bir erkektir. Baş melek Raziel’e denktir. Dünyevi çakrası; zodyaktır. Rengi ise; her rengi içeren renksizliktir. Diğer adı Tanrı Yehovah’tır. Yüzün sol kısmına denk gelir.”

Umut Vazgeçilmez Tutkum

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Belki bir elinde mutluluk olacak bir elinde umut,
Hangisini bana bahşedecekti hayat dedikleri zaman
 
Mutluluk mu yoksa mutluluğa duyulan umut mu? Umutsuz mutluluk olmazdı ya zaten!
Umut düştü benim payıma da! Umut etmek, umutla yaşamak…
Umut nedir peki? Siz de hiç düşündünüz mü? Bir mutluluk mu yoksa acı çekmek mi?
Yoksa sadece bir çaresizlik mi umut! Neydi?
 
Kuşadası Güzelçamlı’daki masmavi bir denizin kıyısında berrak dalgaların arkasından gelecek Sevda gemisini beklemek mi umut?
Umut neydi ki bana hayat umut etmeyi öğretiyor?

FELSEFENİN DİPSİZ KUYUSU VIII

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 “Bunun konumuzla ne alakası var?”

 “Mesela Yahudiler soğanı Tevrat’a benzetirler!”

 “Soğanı mı Tevrat’a, Tevrat’ı mı soğana benzetirler?”

 “Kutsaldır soğan. Tevrat’taki bilgi soğan gibidir. Her zarın altında yeni ve daha yüksek görüşler gözle.”

  “”Ee? Bu sadece bir benzetme. Bu soğanı kutsal gördükleri anlamına gelmez ki! Ayrıca felsefe bunun neresinde?”

 “Mesela dünyadaki en güzel şey soğanın içidir, yani cücüğüdür. Yani felsefedeki karşılığı özdür, cevherdir. Dış kabuklar ise onun görünümüdür”

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.