Anılar

‘’Haydar Haydar, Haydar Dost Dara Düş Oldum.’’

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

‘’Haydar Haydar’’ isimli çalışmasıyla yüzyılımıza damgasını vurmuş rehber bir niteliktir, Ali Ekber Çiçek. Küçük yaşlarda dedelerin ceminde bulunması ve çocuk yaşında bağlamayla tanışması; hayat felsefesinin insanlık yolunda gelişmesine yön vermiştir.

Arkadaş(ımız) Z. Özger[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

elimden tut
elimden tut
sensiz bir şey yapamam.”[1]
 
‘Aşkla Sana’, ‘Gezgin’, ‘Ferhat’, ‘Sevdadır’, ‘Adak’, ‘Beyaz Ölüm Kuşları’, ‘Bir Gün Sevişmeyi Bana’, ‘Eski Bir Gün İçin Şiirler’, ‘Günler Perişan’, ‘Her Şey Tekrardır Biraz’, ‘Hüzün Mevsimi’, ‘Merhaba Canım’, ‘Orman’, ‘Pencere’, ‘Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası’, ‘Sığıntı Kuşu’, ‘Yeryüzü Ağacı’, ‘Kan Reçetesi’ndeki dizelerinden anımsayacaksınız Onu…
“alnını/ dağ ateşiyle ısıtan/ yüzünü/ kanla yıkayan”lardandı…

Parasız Eğitim Sistemine Gözaltı

İsmail Cömertoğlu kullanıcısının resmi

Öğrenciler basın açıklaması yapmaya başladı. Etrafta onlarca polis müdahale etmeden izliyordu. Yanımdakilere “Bak ne güzel, öğrenciler açıklama yapıyor, polisler müdahale etmeden izliyor ve hiçbir taşkınlık olmuyor. Her zaman böyle olsa eylem yapanlar olay çıkarmazlar.” Dedim.

Akıp giden yıldız; Veysi Bulut

yekta uzunoğlu kullanıcısının resmi

Yıllar içersinde tanışarak   dost olduğum bilim adamları ilk aylar-yıllarda “bu yıldız bizden binlerce ışık yılı uzakta  şu yıldız için  güneşimizden milyonlarca kat daha büyük” dediklerinde söylenilen rakamları reel hesaplamanın zorluğunu çekiyordum. Her eve dönüşümde yabancı bir ülkede hem Kürt hem de Kürt sorununa angaje olmuş bir fert olarak, günlük yaşamda karşılaştığım sorunların boyutunun yıldız merkezinde gördüklerimle mukayese edildiğinde gülünçlüğümün rahatlığını yaşayan ben oldum.

Ablanı Bana Ver

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

E1-101 nolu koğuş, devrimcilerin varlığından dolayı cezaevinin en seçkin, en şamatacı koğuşu haline geliyor. Tüm devrimciler, Deniz, İbo, Cihan Alptekin, Ömer Güven, Salman Kaya, Necdet Dizman, Kenan Rıfkı Ertuğrul, Bora Gözen, Osman Bahadır ve diğerleri tek bir komün içindeler. Deniz, İbrahim Öztaş’ı komünün pratik işlerini yürütmek için atamış. Komünün yarısı sigara içtiği için sigara giderleri bütçeyi zorluyor. Bafra ile Yeni Harman alınıyor ve tiryakilere her gün birer paket veriliyor. Komün toplam 30-35 Dev-Genç’liden oluşuyor.

Bağımsızlık Mitingi

İsmail Cömertoğlu kullanıcısının resmi

. “Bu da neyin nesi? Bayrak niye yarıya indirilmiş?” Bu soruların cevabını düşünürken başıma dayanılmaz bir ağrı musallat oldu, ateş bastı, terden sırılsıklam oldum. Cebir öğretmenimiz Yusuf Kök tertemiz bir kalbe sahipti, ama sert mizaçlı, otoriterdi. Bundan dolayı durumu ilk anda ona açıklayamazdım. Başımın ağrısından yerimde duramıyordum. Bir çaresini bulup dışarı çıkmalı ve bayrağın neden yarıya indirildiğini anlamalıydım.
Kuşku ve korkularımı aşarak parmak kaldırıp söz aldım.
“Hocam, başım çok ağrıyor, müsaadenizle dışarı çıkabilir miyim?”

Öğrencisi Olduğum ‘İnsancıl’a Dair[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

‘İnsancıl’ ile 90’lı yıllarda el kapılarının gri gökleri altında, Fransa sürgünlüğümde tanıştım.
O günden beri Cengiz Gündoğdu’ya, ‘Hocam’ diye hitap ederim; çünkü ben bir ‘İnsancıl’ öğrencisiyim.
“Neden” mi?
Lev Tolstoy’un, “Bilinç, bir insanın başına gelebilecek en yüce, en erdemli beladır,” deyişindeki üzere; ‘İnsancıl’ bir bilinçtir, erdemdir de ondan…
* * * * *
“Estetik Kalkışma”sıyla müsemma ‘İnsancıl’ın kaptanı; kendini “Ben Jakobenim,” diye tanımlayan; sert görünüşlü; çocuk kadar yumuşak; kibar ve cana yakın; bilge bir insandır.

Has Bir Tiyatrocu: Cüneyt Türel[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervasız,
Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde kadar!
İnsan, âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar.”[1]
 
1 Mayıs 2012’de hayata gözlerini yumdu; usta bir oyuncu ve dublaj sanatçısıydı; kadife gibi sesi vardı ve bırakıp gitti…
Emil Michel Cioran’ın, “Dostlar bizi ancak ölme inceliğini gösterdiğimiz zaman seviyorlar,” saptamasındakilerdendi O; yani Ajda Pekkan’ın ‘Palavra’ şarkısındaki gizli ses…

Sevdalar da üşür

Fetih Koç kullanıcısının resmi

Son baharı, son baharın hüznüyle seviyorduk. Bu hüzünler içinde sarı-sıcak duygularımızın dile gelişi ve sonrası yaşadıklarımızın da bizim gerçekliğimizin olduğunu algılamak ve kabullenmek değil midir? Her şey mavi olmadığı gibi kızılcıkta değildi. Bunu ikimizde biliyorduk. Bizim o diyarlarda kavuşmamız hem zor hem de kolaydı.  düşlerimizdeki o yerlerde, o ağaçların altında, hatta çeşmeden akan o suda buluşmak kolaydı, sadece biz kuralsızdık .Kolayı zorlaştıran, zor olanı kolaymış gibi gören düşleri üşümelere bırakan bizdeki kuralsızlık ve algısızlıktı.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

Feyza Eren’den Akdeniz’e Lirik Bir Güzel...
  Uzun yıllardır sanat yaşamını ABD’de sürdüren Feyza Eren, “Vedadır Belki” adlı, tekli çalışmasıyla yeniden...
80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...
Anılar beslemesine abone olun.