Güncel

Çorumlu Hemşehrim, Sarı Hocam[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

11 yıl 8 ay 23 gün 8 saatlik Paris sürgünlüğümde Fransız Komünist Partisi’ne üye olduğum 11. Paris Eugène Varlin hücresindeki ilk günümde sorumlu yoldaş beni “Nâzım Hikmet’in memleketinden” diye takdim etmişti.
Evet ben Nâzım Hikmet’in memleketindenim. Ama bu kadar da değil. Aynı zamanda Çorum/ İskilipli “Sarı” İsmail Beşikçi Hoca’nın hem hemşehrisi, hem de öğrencisiyim.[2]

“Zor Zanaat”tır Yazarlık[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

yalnızca kendin için değil,
tüm insanlar için yaparsın.”[1]
 
Yusuf Atılgan’ın, “Yaşamanın amacı alışkanlıktı, rahatlıktı. Çoğunluk çabadan, yenilikten korkuyordu.” “Ya insanlar? Onların yaşamında her şey ayrıntı. Önemli olan yemek değil, yenecek yemeğin çeşididir; giysi değil giysinin çeşidi; ayakkabının çeşidi. Günlerin adı bile...”[2] diye betimlediği tablo -dört yanımızı kuşatmışlığıyla- hâlâ yerli yerinde.

Devrimci Sosyalistlerin Che’si[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

her zamankinden daha güncel.”[1]
“Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin, Savaş naralarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları mitralyöz sesleriyle ve de savaş ve zafer naralarıyla, cenazelerimizde ağıt yakacaksa, ölüm hoş geldi sefa geldi!” diyen ve sözlerini tereddütsüzce yaşama geçiren birisinden yani Ernesto Che Guevara’dan söz etmek kolay olmasa da, post-Marksist vazgeçişin “modern zamanlar”ında kaçınılmazdır.[2]

HUKUK SUSTU, GÜÇ KONUŞTU

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Venezzuella’da sevinç gösterileri yapıldığına ilişkin haberler de geldi .  En azından ülkesindeki insanlar hiçbir şey olmamış gibi yaşıyorlar; şöyle veya böyle başlarına geçmiş insanın dünyanın zorbaları olduklarını Gazze’de on binlerce masum insanın, binlerce masum çocuğun, kadının katili İsrail’i destekleyerek, Irak’ta “kimyasal silah” yalanını uydurarak, Afganistan’da kendi kurdurdukları dinci terör örgütlerini hâkim kılarak kırk kere kanıtlamış birileri tarafından baskın yapılarak kaçırılmasına neden hemen hiç sesini çıkarmaz? 

1968'den Günümüze Türkiye Solu, Aleviler ve Kürt Hareketinin Geldiği Nokta:

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Lütfen sonuna kadar okunmasını rica ediyorum. İnsan denen canlı; düşünce ve zekâ yeteneğini kullanmaya başladığı günden bu zamana kadar, gücü eline geçirenler diğer halklara sürekli saldırarak bazılarını yok ederken bazılarını da sömürgeleştirmiştir. Değişmeyen bu insanlık ve dünya tarihi, 1900 yıllarda da acımasız şekilde devam ederken, toplumların eğitim ve kültüründe meydana gelen gelişmeler sayesinde, ulus devletleşmelerden tutalım, özerk ya da federal gibi siyasal idari yapılarla, çoğu halklar kısmi şekilde de olsa birtakım özgürlükler elde etmişlerdi.

YENİ YIL

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Eski dostlarım gibi çok bir anlam yüklemeden karşılayacağım bu kez seni... 
 
Onun getirdikleri bir yıllık valizinde saklıydı ne de olsa... 
 
Hayatıma 365 günde serpiştirip gidecekti vakti geldiğinde...
 
Ve ben de nasibime düşeni kayıtsız şartsız kabul edip onu ağırlayacaktım bu süre zarfında... 
 
Üzgünüm dostum sevgili 2026 seni kuru bir "HOŞ GELDİN”LE karşılayacağım bu sene... Diğerleri gibi caf caflı sözler söyleyip, beylik laflar edip, kırmızı halılar sermek gelmedi bu kez içimden nedense. 
 

İLYAS HALİL ÖYKÜ ÖDÜLÜ SONUÇLANDI

Alihan Demir kullanıcısının resmi

   İLYAS HALİL ÖYKÜ ÖDÜLÜ SONUÇLANDI       

Mersin Sanat Edebiyat Derneğinin, Mersinli öykücü İlyas Halil’in anısını yaşatmak amacıyla yazarın ailesiyle birlikte düzenlediği İlyas Halil Öykü Ödülü sahiplerini buldu.

Mersin Sanat Edebiyat Derneği Başkanı Erkan Özaydın, düzenlenen basın açıklamasında ödülle ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“KİMLİK” öyküsüyle ALİHAN DEMİR birincilik ödülüne;

Vefa nedir, siz hiç merak ettiniz mi?

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Basit bir tabir olarak bu şekilde söylenebilir.
Çoğu kişi vefa konusunda pas geçebilir. Umurunda değildir kimse, hatta en yakınındakileri bile!  “Aman! Bane ne yahu! Beni sormayanı ben de sormam!” diyebilir.
Bu durum; bir nevi kişinin vefasızlık sonucu oluşabilecek olumsuz psikolojiye karşı kendisini korumasından başka bir şey değil bana göre.
Bir düşünün bakalım insanı kim üzer? Ve ne üzer?
En sevdikleri değil midir? En değer verdikleri değil midir insanın canını acıtabilecek?

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Güncel beslemesine abone olun.